tarim-iot

Dijital Tarım

Dijital tarım 90'larda ortaya çıkan "akıllı dünya" kavramının bir parçası olarak tanımlanır. Dijital tarım, tarımda verimliliği ve sürdürülebilirliği artırmak için bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin kullanılmasıdır.

Tarım teknolojileri sektörü de beklendiği gibi diğer sektörler gibi değişmekte ve bir sektör olma yolunda ilerlemektedir. Bu değişimle birlikte geleneksel üretim sistemleri moderne dönüşmekte, üretken ve yenilikçi sistemler devreye girmektedir. Son zamanlarda, üreticiler bu gelişmeleri deneyimlemeye başladılar. Örnek olarak, Akdeniz bölgesinde devreye alınan uzaktan sera tekip sistemleri sayesinde bir çok üretici tarımda teknolojiyi deneyimleme şansı yakaladı. Tarım kavramı son zamanlarda ve yakın gelecekte şu anlama gelmektedir; su tasarruflu, akıllı, kaliteli, yüksek verimli ve çevre dostu tarım. Dijital tarım, tüm bu dönüşümleri gerçekleştirmek için en etkili ve gerekli yaklaşımdır.

Dijital tarım, endüstri 4.0 devrimi olarak da adlandırılır. Gelişmiş bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni fırsatları tarıma getiriyor. Böylece, tarımda kullanılan araçlar optimize, hassas ve gerçek zamanlı verilere dayanır bir hale geliyor. Bu veriler küresel ölçekli veri analizinde kaldıraç haline geliyor. 2015'te yapılan bir araştırmaya göre, tüm dünyadaki tarım arazilerinin %20'sinden daha azının dijital tarım teknolojileri kullanılarak yönetildiğini iddia ediyor.

Veri zincirinde kesintisiz depolama ve gerçek zamanlı raporlama kritiktir. Bu veriler bulut teknolojileri, bulut bilişim ve IOT (Nesnelerin İnterneti) ile mümkün olur. Son olarak tüm bu farklı kaynaklardan gelen veriler işlenir. Büyük veri analizi sayesinde anlamlı bilgiler elde edilir.

Dünden Bugüne Tarım

Türkiye tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır(Hititler, Bizans, Selçuklu, Ormanlı). Bölgelerinde ve Anadolu'da sahip olduğu farklı iklim özellikleri sayesinde dünyada ticaret merkezi olmuştur. Tarih boyunca kurulan uygarlıklar daha çok tarımsal faaliyetler gerçekleştirmişlerdir.

Raporlara göre Türkiye tarımsal üretimde ilk 10 arasında yer almaktadır. Ancak, rapor Türkiye'nin toplam verimlilik konusunda dünyanın gerisinde kaldığını. Ayrıca Türkiye'nin teknik etkinliğinin azaldığını göstermektedir.

Dünya nüfusunun 2050 yılı itibarı ile 9,2 milyara ulaşması beklenmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin nüfus artışının besin ihtiyacını karşılaması için mevcut üretiminden %70 daha fazla üretim yapması gerekmektedir. Yapılan araştırmalara göre tarımda kullanılan su dünyanın su tüketiminin %70 ne karşılık geliyor. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde ise %90 civarında.

Tüm bu gelişmeler, üreticilerin geleneksel tarım yöntemleri yerine yeni nesil tarım modellerini kullanmasını zorunlu kılmaktadır. Son yıllarda bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte ilişkisi olmayan ya da çok sınırlı olan sektörlerin son dönemde birbirini beslediği görülmektedir. Tarımda sürdürülebilirliği korumak için bu etkileşimler yüksek katma değer sağlıyor.

Tarımda Nesnelerin İnterneti - IOT

dijital-tarim

Akıllı ve yeni nesil cihazlar gündelik hayata giriyor. Bununla birlikte, endüstriye firmalar bir takım zorluklarla karşılaşıyor ve değişim onlar için kaçınılmaz oluyor. Akıllı ve bağlantılı cihazlar, birçok işletmeyi "Ne yapıyoruz?" sorusunu sormaya yöneltecektir. Bununla beraber önümüzdeki 10 yıl içerisinde gerçekleşecek IOT devrimi; üretim, ulaşım dahil küresel GSYİH'nın üçte ikisini oluşturan diğer endüstriyel sektörleri büyük ölçüde değiştirecek.

IoT'nin tarımda kullanılması, gelişmiş ağ teknolojileri (LoraWan) sayesinde fiziksel dünyayı bilgi sisteminin bir parçası haline getirecek. Böylece mevcut araçların işlevselliği artacaktır. IoT, farklı sensörlerden gelen bilgileri bir araya getirerek, seraların izlenmesinden hayvanlara ve tarım makinelerine kadar sınırsız potansiyel uygulama alanına sahiptir.

Sensör ağları aracılığıyla, Nesnelerin İnterneti'ne bağlanarak üreticiler mahsuller arasındaki coğrafi farklılıklardan bağımsız olarak tarım yapılabilir. IoT teknolojisi, üreticilerin gerçek zamanlı ve doğru verilerle zamanında ve uygun kararlar almalarını sağlayarak kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.

IoT, belirli bir alanda belirli bir miktarda tohum, gübre, su ve hava koşullarını hesaplar. Bu sayede ne kadar buğday üretilebileceğini hesaplamak için yeterli veriye sahip tarımsal işletmeleri destekler. Tarım işletmeleri, sensörler ve büyük veri analizi ile verimi arttırıp ekoloji üretim yapabilir.

Dijital Tarım Üzerine Notlar

Yaklaşık 23 milyon hektar tarım arazisine sahip olan Türkiye, bu alanların %66'sında tarla bitkileri, %20'sinde ise meyve ve sebze yetiştirmektedir. Türkiye'de son yıllarda tarım sektörü ekonomik olarak büyüyememiş, verimlilik ve verimlilik gibi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Dijital tarım uygulamaları henüz çok sınırlı olarak uygulanmakta ve hızlandırılması için atılması gereken adımlar bulunmaktadır.

Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 50-55 arasında. Bundan dolayı dijital tarım uygulamalarının temeli olan mobil ve akıllı cihazların kullanımı da bu yaş grubunda azalıyor. Özellikle genç çiftçilerin tarımsal verimlilik ve ekonomik katma değer kaynağı olarak görülen tarım teknolojileri ve dijital tarım uygulamaları konusunda yetkin olmaları önemlidir.

Türkiye'de dijital tarımı geliştirmek için devlet destekleri stratejik öneme sahiptir. Bu yüzden, AB ülkeleri ve ABD'de olduğu gibi dijital tarım eylem planının geliştirilmesi gereklidir. Bu stratejinin ilgili politika ve uygulamalarla desteklenmesi Türkiye'de tarımsal üretim vizyonunun yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Sonuç olarak yerli dijital tarım uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen işletmelerin kuruluş ve araştırma altyapılarının desteklenmesi ve bu işletmelerin teşvik edilmesi önemlidir.